Türk metal grupları arasında benim için ilk dinlediğim grup olması (ve Blind Guardian'a ön grup olması) dolayısıyla ayrı bir yeri olan Dreamtone yeni singleı Snowfall'u çıkardı.
Single'da 3 şarkı var:
1- Promised Land
2- Pandemonium (re-visited)
3- Snowfall
Bunlara ek olarak albüm kapağının imzalı bir posteri verilmiş. burada kafayı taktığım tek kısım daha bu kadar yeni bir grubun posteri niye imzaladığı. poster çok güzel ancak imza olayını kafaya taktım çünkü daha tek albümü ve bir single'ı bulunan, dünya ve Türkiye çapında ne kadar tanınıp sevildiği çok da belli olmayan bir grubun daha her şeyin başındayken olan imza merakı.
3 şarkı da oldukça güzel olmuş ve daha da önemlisi kayıt kalitesi olarak bir önceki albümden oldukça iyi geldi bana. bunun dışında özel olarak belirtmek istiyorum ki pandemonium bu grubun her zamanında çalacağı bir şarkı olacaktır. şu ana kadar 2 versiyonunu dinledim (birisi bu singleda olan), 2 hali de birbirinden güzel.
Dreamtone'un beklenen albümü Reversing Time (Dreamtone & Irıs Mavraki) çıkış tarihi olarak hala 2007 görünüyor ancak hala albüm kapağının açıklanmadığını düşünürsek bu projenin 2008'e kalacağı açıkça belli oluyor. Bu albümde Hansi Kürsch (Blind Guardian), Tom Englund (Evergrey), Mike Baker ve Gary Wehrkamp (Shadow Gallery) ve İstanbul Filarmoni Orkestrası konuk olarak yer alacak. Bütün dünya tarafından heyecanla beklenen bu albüm bence Dreamtone'un en büyük sınavlarından biri olacak.
Grupla ilgili daha fazla bilgiyi siteleri olan http://www.dreamtone.net/ adresinden alabilirsiniz.
Yan proje olarak beklenen Reversing Time albümleriyle ilgili detaylı bilgiyi ise projenin kendi sitesi olan http://www.in-neverland.com/ adresinden bulabilirsiniz.
1 Aralık 2007 Cumartesi
Dreamtone
Etiketler:
Dreamtone,
Hansi Kürsch,
Iris Mavraki,
Neverland,
Reversing Time,
Snowfall,
Tom Englund
Bitmez Bu Dersler
vize haftasını şu ana kadar görünen o ki olabilecek en az hasarla atlattım ama bu gidişle bir yerde patlamam olası. güzel okulumun mükemmel hocaları sağolsun, bir hafta bile rahat bırakmaya niyetleri yok.
daha vize haftasından yeni çıkmıştık ki algoritma vizesiyle sarsıldık, ardından 1 hafta içinde sunum hazırladık ve hemen yazmamız gereken kompozisyon ödevimizi de yaptıktan sonra öğrendik ki aynı gün içinde bir adet software bir adette marketing quizimiz olacakmış, hem de cuma günü.
neden bir çok hoca bu kıllığı yapar bilmem ama cumaya vize, quiz, final vs konulmaması gerektiğini çünkü öğrenci dediğin adamın cuma tatile programlı olduğunu birinin onlara anlatması gerek.
daha vize haftasından yeni çıkmıştık ki algoritma vizesiyle sarsıldık, ardından 1 hafta içinde sunum hazırladık ve hemen yazmamız gereken kompozisyon ödevimizi de yaptıktan sonra öğrendik ki aynı gün içinde bir adet software bir adette marketing quizimiz olacakmış, hem de cuma günü.
neden bir çok hoca bu kıllığı yapar bilmem ama cumaya vize, quiz, final vs konulmaması gerektiğini çünkü öğrenci dediğin adamın cuma tatile programlı olduğunu birinin onlara anlatması gerek.
8 Kasım 2007 Perşembe
Yüreğimdeki Barış Şarkıları
Güle Güle Oğlum, Ali Kırca'nın yorumuyla fena olmamış.
Gülpembe, Nilüfer'in niyeyse geri planda pop alt yapısı kullanılmış. Bunun yerine bir grupla çalınabilirmiş.
Kol Düğmeleri, Yavuz Bingöl'ün seslendirmesiyle güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş, hatta fazlasıyla güzel olmuş.
Ben Bilirim, Mahsun Kırmızıgül'ün fazlasıyla pop olduğu günlere denk gelmiş, sesi çok güzel gitse de müziği fazlasıyla berbat etmiş.
Unutamadım, Zerrin Özer'in sesine çok güzel gitmiş ve o da çok güzel bir işe imza atmış.
Aynalı Kemer, Ayna'nın şarkıyı yorumlaması güzel bir tesadüf olmuş :) çok güzel olmasa da fena olmamış.
Can Bedenden Çıkmayınca, bu albümden bugüne kadar duyduğum tek şarkıydı. Bugün tekrar dinledim ve Muazzez Ersoy'un kendi tarzında söylediği şarkıyı nasıl güzel söylediğine şahit oldum.
Dağlar Dağlar, fazlasıyla tekno olmuş. Sertab Erener'in sesi oldukça güzel olsa da müziği pek sevdiğimi söyleyemem.
Gibi Gibi, yoruma gerek yok aslında çünkü Kurtalan Ekspres çalmış bu şarkıyı.
Rüya, yine yoruma gerek yok. Cahit Berkay imzası var.
Yine Yol Göründü Gurbete, Haluk Levent imzasıyla oldukça güzel olmuş. Albümdeki güzel şarkılardan biri.
Anlıyorsun Değil Mi, Teoman gibi arak müzik yapan bir adamın bu albümde olmasına karşıyım ama normalde şarkılarını ünlü grupların şarkılarından esinlendiği(!) için şarkı güzel olmuş.
Sakız Hanım ve Mahur Bey, tam Sezen Aksu'luk bir şarkı ve o da gereğini yerine getirmiş ve çok güzel bir çalışmaya imza atmış.
Söyle Zalım Sultan, albümün kesinlikle en kötü şarkısı. Zaten Hülya Avşar'ın bu albümde yer alması konusunda çeşitli komplo teorilerim var.
Dönence, Kenan Doğulu'nun fazlasıyla pop bir şarkıya imza atması bu şarkıyı Hülya Avşar kadar olmasa da zayıf bir şarkı yapmış.
Etiketler:
Barış Manço,
Cahit Berkey,
Haluk Levent,
Kurtalan Ekspres,
Nilüfer,
Zerrin Özer
"Büyüksün Fenerbahçe"
bunu ben söylemiyorum. bu gazetelerimizden birinin manşetiydi bugün ( fotomaç vs. değil ). özellikle bugün galatasaray'ın da yenildiğini öğrenince bu önermeye katılmamak mümkün değil. beşiktaş'ın deyim yerindeyse tecavüze uğradığı maç sonrası Türkiye'nin umutları fenerbahçe ve galatasaray'ın alacağı galibiyetlerdeydi. fenerbahçe'ye bir fenerli olarak güvenimiz tam ve yeneceğine olan inancımız oldukça fazlaydı, fenerin son avrupa maçlarına bakacak olursak bu güvenimizin de boşa olmadığı rahatça görülebilir.
bugünkü maç için galatasaray'a çok güvendiğimi söyleyemem. en baştan beri söylediğim gibi şuursuzca atak yapan bir takımın artık avrupa'da iş yapması çok zor. sion karşısında kendini belli eden çok gol yeme sorunu anlaşılan kendini bu maçta da gösterdi ve 2-3 lük bir mağlubiyete sebep oldu.
fenerbahçe içinse artık söylenecek bir şey kalmadı. umuyoruz ki böyle devam etsin ve büyük başarılara imza atsın. hem ülke puanına hem de kendi ününe ün katsın.
bugünkü maç için galatasaray'a çok güvendiğimi söyleyemem. en baştan beri söylediğim gibi şuursuzca atak yapan bir takımın artık avrupa'da iş yapması çok zor. sion karşısında kendini belli eden çok gol yeme sorunu anlaşılan kendini bu maçta da gösterdi ve 2-3 lük bir mağlubiyete sebep oldu.
fenerbahçe içinse artık söylenecek bir şey kalmadı. umuyoruz ki böyle devam etsin ve büyük başarılara imza atsın. hem ülke puanına hem de kendi ününe ün katsın.
Anket Sonucu
anket kapandıktan uzun bir süre sonra sonuçlarını ysk destekli olarak açıklıyorum. umuyorum ki seçime hile hurda karışmamıştır, ysk işin içinde olunca insan korkuyor. Sonuç %70 yemez oyuna ( 7 oy ) karşılık %30 illa ki çıkmıştır. bu sonuç karşısında söz konusu efe'nin ne yapacağı merak konusu...
7 Kasım 2007 Çarşamba
Allah'ın hakkı 3tür
bu yazıyı da yazmadan geçemezdim. hatta bu bir yazı değil daha çok link olacak. yorumu size bırakıyorum.
http://www.youtube.com/watch?v=_NkXoZRwoNc
evet ülke bu haldeydi eskiden, büyük ihtimalle hala da öyle...
http://www.youtube.com/watch?v=_NkXoZRwoNc
evet ülke bu haldeydi eskiden, büyük ihtimalle hala da öyle...
Enemy Territory Quake Wars
Bu durum beni uzun zaman sonra orijinal oyun almaya yöneltti. Açıkçası verdiğim 90 YTL'den pişman değilim çünkü uzun zamandır frag hariç takım oyununun önemli olduğu ve hem bu kadar hızlı hem de bu kadar dengeli bir oyuna rastlamamıştım ( hız ve denge konusunda Quake 3:Arena'yı unutmadan ).
Oyunda 2 taraf var. Bir taraf insanlar yani GDF, 2. taraf ise Strogg'lar. 2 sınıfın da birbirine denk gelen sınıfları var ancak aralarındaki fark ve yapabildikleri çok güzel bir şekilde ayarlanmış ve kesinlikle 2 tarafta da aynı adamla oynuyor hissine kapılmıyorsunuz.
Oyunu şiddetle tavsiye ederim ve vakit kaybetmeden bu oyunu oynamaya başlamınızı öneririm.
Unutulmaz Bir Gece
hayır binbir gece'de yine bir 300 bin dolarlık teklif yok. aslında komik bir durum da yok. daha çok trajikomik diyebiliriz. Türk futbolunun 2007'de geldiği noktayı gördük bu gece. liverpool 8 - beşiktaş 0
sinan engin ilginçtir platini'yi veya şenes erzik'i istifaya davet etmedi veya diğer maça pafla çıkacağız demedi. gerçi bu dakikadan sonra kim istifa etse, kim pafla çıksa beşiktaş'ın hala adam olmadığı gerçeğini değiştirmez. tarihinde leeds'ten 6 yemiş, barcelona'yı 3-0 yendikten sonra aynı bugün olduğu gibi ( en azından daha insaflı ) o takımdan 5 yedi ve hala önceki maçlarda kalıp, gram oynamıyorlar.
bu maçtan sonra şu sözün bittiği yerde olduğumuzu düşünüyorum. fazla söze, yoruma gerek yok. ahmet çakar'ın dediği "'tecavüzcü'lerin arasına gidiyor bjk" lafı doğru çıktı. böyle bir skordan sonra sanırım pek bir yoruma veya hayal kırıklığına gerek olmayacaktır. bjk sinan engin'in de dediği gibi hala ligde iyi bir takım. bjk ligden devam etsin de bıraksın artık şu avrupa işini çünkü aldığı her tek maçlık galibiyetin rövanşında tarihe geçiyor.
sinan engin ilginçtir platini'yi veya şenes erzik'i istifaya davet etmedi veya diğer maça pafla çıkacağız demedi. gerçi bu dakikadan sonra kim istifa etse, kim pafla çıksa beşiktaş'ın hala adam olmadığı gerçeğini değiştirmez. tarihinde leeds'ten 6 yemiş, barcelona'yı 3-0 yendikten sonra aynı bugün olduğu gibi ( en azından daha insaflı ) o takımdan 5 yedi ve hala önceki maçlarda kalıp, gram oynamıyorlar.
bu maçtan sonra şu sözün bittiği yerde olduğumuzu düşünüyorum. fazla söze, yoruma gerek yok. ahmet çakar'ın dediği "'tecavüzcü'lerin arasına gidiyor bjk" lafı doğru çıktı. böyle bir skordan sonra sanırım pek bir yoruma veya hayal kırıklığına gerek olmayacaktır. bjk sinan engin'in de dediği gibi hala ligde iyi bir takım. bjk ligden devam etsin de bıraksın artık şu avrupa işini çünkü aldığı her tek maçlık galibiyetin rövanşında tarihe geçiyor.
22 Ekim 2007 Pazartesi
Oyungezer Kasım ayında bayilerde!
not: yeni yazar kadrosu tam olarak belli oldu. işte künye...
not2: sol tarafta görmüş olduğunuz resim siteden yayınlanan ilk sayının kapağı.
not3: blaxis'in blogunda yazdığına göre ilk sayıda eski level yazarlarından ( baya eski :) ) gökhan & batu konuk yazar olarak bulunacakmış.
Teröre lanet olsun!
Bugünkü yazıda gündem farklı olsa sanırım komik olurdu. 12 abimizi şehit vermiş 16sının da yaralı olduğu böyle bir günde tek tesellimiz 32 teröristin öldürülmesi olabilir ( o da ne kadar teselli ederse ).
böyle bir olay olunca da referandum geri planda kaldı haklı olarak. bunun tesadüf olduğuna inanan varsa siyasette tesadüfe yer olmadığını hatırlatmak isterim ( örnek olarak abddeki 11 eylül saldırılarını verebiliriz ). bunun dışında %67 katılım oranı olan ( tarihimizin en az katılım gösterilen referandumu imiş ) bir oylamanın ne derece sağlıklı olduğu da tartışılmalıdır.
bütün bunlar olurken bir yandan da sınır ötesi operasyon için izin bekleniyor hükümetten. ben demiyorum ki izni versinler hemen girelim ama artık karakterli bir dış politikaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. eğer önceki gün beslediğin adamlar bugün gelip sana silah çekiyorsa orada bir sorun var demektir.
bu olaylar sonucu da hükümetten yapılan açıklamalarda abdnin bizzat örgütün arkasında olduğunu söylemesi de bir anda internetten yayılan bir boykot hareketine yol açtı. boykot edelim etmesine de burada bir kaç şey sormak gerek:
- o ürünlerin yerine alternatifimiz var mı?
- abdnin desteği önceden beri konuşulan, bilinen bir şeydi. bunu anlamak için hükümetin açıklama yapması mı gerekiyordu yoksa 2 haftada 30'dan fazla şehit verince mi aklınız başınıza geldi?
- bu boykotu yayan ve akp'ye oy vermiş kesim, merak ediyorum da bu hükümetin abd ve ab'nin güdümünde olduğunu hala göremediniz mi ( sınır ötesine izin vermek için başbakanınızın sürekli önce abdye gidip sorayım demesi )? hadi onu geçtim, terörün ancak ve ancak siyasi ve askeri yöntemlerin koordineli çalışmasıyla en aza indirilebileceğini de mi göremiyorsunuz ( göremiyorsanız akp'den önceki koalisyon hükümetinin çalışmaları ve sonunda en aza indirilen terör düzeyine bakın )?
soruları ve yazıyı okuyanlar alta bir yorum bırakırsa sevinirim.
böyle bir olay olunca da referandum geri planda kaldı haklı olarak. bunun tesadüf olduğuna inanan varsa siyasette tesadüfe yer olmadığını hatırlatmak isterim ( örnek olarak abddeki 11 eylül saldırılarını verebiliriz ). bunun dışında %67 katılım oranı olan ( tarihimizin en az katılım gösterilen referandumu imiş ) bir oylamanın ne derece sağlıklı olduğu da tartışılmalıdır.
bütün bunlar olurken bir yandan da sınır ötesi operasyon için izin bekleniyor hükümetten. ben demiyorum ki izni versinler hemen girelim ama artık karakterli bir dış politikaya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. eğer önceki gün beslediğin adamlar bugün gelip sana silah çekiyorsa orada bir sorun var demektir.
bu olaylar sonucu da hükümetten yapılan açıklamalarda abdnin bizzat örgütün arkasında olduğunu söylemesi de bir anda internetten yayılan bir boykot hareketine yol açtı. boykot edelim etmesine de burada bir kaç şey sormak gerek:
- o ürünlerin yerine alternatifimiz var mı?
- abdnin desteği önceden beri konuşulan, bilinen bir şeydi. bunu anlamak için hükümetin açıklama yapması mı gerekiyordu yoksa 2 haftada 30'dan fazla şehit verince mi aklınız başınıza geldi?
- bu boykotu yayan ve akp'ye oy vermiş kesim, merak ediyorum da bu hükümetin abd ve ab'nin güdümünde olduğunu hala göremediniz mi ( sınır ötesine izin vermek için başbakanınızın sürekli önce abdye gidip sorayım demesi )? hadi onu geçtim, terörün ancak ve ancak siyasi ve askeri yöntemlerin koordineli çalışmasıyla en aza indirilebileceğini de mi göremiyorsunuz ( göremiyorsanız akp'den önceki koalisyon hükümetinin çalışmaları ve sonunda en aza indirilen terör düzeyine bakın )?
soruları ve yazıyı okuyanlar alta bir yorum bırakırsa sevinirim.
Etiketler:
hükümet,
referandum,
sınır ötesi operasyon,
sorular,
terör
Kaydol:
Yorumlar (Atom)